top of page

Sağcılaşma ve ütopyanın katli -- Aykan Sever

9 Eyl
3 dakikada okunur

Geçtiğimiz günlerde, sağ olsun bir arkadaşın paylaşması sayesinde bir haber dikkatimi çekti. Özetle şu söyleniyordu: Brezilya'da Devlet Başkanı Lula döneminde zenginler daha fazla zenginleşmiş, bu durum ülkedeki bazı sol kesimlerde rahatsızlık yaratmış. İşaret edilen  "bazı sol kesimler"in durumunun dünyanın genelindeki  zırvayı temsil ettiğini öncelikle teslim etmeliyim. Zira bütünüyle tutarsız. Ki büyük beklenti içinde oldukları Lula dostları arasında (G7 Zirvesi)  "ben hiçbir zaman solcu olmadım" diye mırıldanır ve kapitalizm bütün acımasızlığıyla hüküm sürerken durduk yere eşitlik hayalleri kurmak ve bunu sıradan insanlara satmak asıl "günah" ve saçma değilse, başka ne olabilir?

Sürmekte olan post-modern karakterli yeniden paylaşım savaşı sadece belirsizlik üretmiyor, aynı zamanda derinlemesine bir tarzda yaşamı "saçma"ya dönüştürüyor.  (Akşam sabah dünya coğrafyasında çeşitli yerlerin ismini değiştiren, başka halkların yaşadıkları topraklara ABD bayrağı dikerek sosyal medyada yayınlayan Trump'ın hali bu durumun en önemli simgelerinden. ) Aynı zamanda "başka bir dünyanın mümkün" olabileceğine dair umutları da köreltiyor. Politik ve kültürel alan bu halin en çok kendini gösterdiği sahneler arasında. Bu vaziyeti Venezuela'nın başına gelenler üzerinden izah etmeye çalışacağım. Elbette bu ülkede olanlar daha kapsamlı değerlendirmeleri hak ediyor. Ancak gelinen hal acı bir karikatüre dönüştü. Şimdilik bu kısmına dikkatinizi çekmek istiyorum.

Yakın zamanda  ABD ve Venezuela arasında bir petrol anlaşması imzalandı. İki taraf da gelişmeyi "çok hayırlı" diye niteledi.(Tam burada niyeyse Türkiye'deki rejimle Maduro yönetimi arasında yapılan-Venezuela'daki son depremde de görüldüğü üzere TC firmaları tarafından malzeme çalınarak inşa edilmiş, insanların tepesine göçen konut örneğinde olduğu gibi- anlaşmaları kutlamak için Arşimet vari kafasında sabunla sokağa fırlayıp " Bolivarcı anlaşma !" diye çığıran yazar çizer takımı aklıma geldi.) Trump  65 milyar varilden fazla petrol rezervinin ABD'nin kontrolüne geçeceğini, Amerika'nın petrol rezervinin iki katına çıkacağını söyleyerek yeni durumu müjdeliyordu.  Aynı zamanda Amerika'nın, Venezuela'nın petrol satışını süresiz olarak kontrol edeceğini ifade etti.  Bazı araştırmacılar yeni anlaşmanın ABD'ye yüzyıllık petrol imtiyazı tanıdığını da iddia ediyor. Resmi metnin kamuoyuyla paylaşılmaması da bu tür şüpheleri besler nitelikte. Gelinen durumu 2003'te Irak'ın işgaliyle yapılandan çok daha kapsamlı bir hamle olarak değerlendirenler de var. Yanki sermayesi bütün bunları nasıl elde etti? 

Çürümüş Maduro rejiminin güncel ve en önemli sembolü, yaptığı  yolsuzluklar sayesinde yıllar önce CIA tarafından işe alınmış olduğu iddia edilen Venezuela geçici devlet başkanı Delcy Rodriguez de anlaşmayla ilgili memnuniyetini dile getirirken, ülkesinin bu yolla kalkınacağını söylüyordu. Venezuela halkından ise olana bitene karşı şimdiye kadar ciddi bir ses çıkmadı. Acaba niye? Onlarca yıl Chavez ve Maduro döneminde anti-emperyalizm etrafında örgütlenmemişler miydi? Bu sessizliğin tek nedeninin ABD'nin Maduro'yu kaçırarak sergilediği şiddet eylemi olduğunu düşünmek sanırım yeterli olmaz. Daha yakın zamanda Maduro içeride Latin milliyetçiliğini gazlamak için komşusu Guyana'ya efelenirken bağırıp çağıranlar, ABD askeri açıktan topraklarında depremi de bahane ederek bulunurken (ABD deprem sırasında ülkeye 900 kadar  asker gönderdi.) ve petrollerine el koyarken neyle meşguller? Belki evet, deprem acısıyla boğuşan bir halk için bunlar anlamsız sorular olabilir ancak onları temsil ettiğini bir biçimde iddia eden politikacıların, yazar çizer takımının bize söylenmese bile en azından olan durumun kendi kendilerine bir muhasebesini yapmaları gerekmez mi? Ancak itiraf edemezseniz de artık sağcılaştığınız yerde elbette ne vicdana gerek var ne hesaplaşmaya, piyasa ne isterse ona göre şakırsınız hem de komün momün lafları eşliğinde...


Delcy Rodriguez'in Altan Tan'la ne alakası var?

Bu yılın başında sabık Venezuela Devlet Başkanı Maduro kaçırılıp, onu koruyanlar katledilirken doğal olarak Trump'ın içeride iş birlikçileri var mıydı sorusu gündeme geldi. Trump kaçırma olayından yaklaşık iki hafta kadar önce D. Rodriguez'in kendileriyle çalışacağını söylemişti.  Şimdi geçici başkan sıfatıyla anılan D. Rodriguez'in böyle şeyler yapmayacağına ilişkin 1976'da işkence ile katledilen babası Jorge Rodriguez'in devrimci yaşamı referans veriliyordu. Ancak gelinen somut durum böylesi fantezilerin içinde kendini avutanları yalanlıyor.


Benzer zırvalıklar bugün Alevilere dönük ayrımcılık ve katliam teşvik eden ifadeleriyle yeniden gündeme gelen Altan Tan için de sıralanıyor. Malumunuzdur babası Bedii Tan 12 Eylül sonrası Amed zindanında işkenceyle katledildi. Ancak bu durum 60'lı yılların son periyodundan itibaren Melih Gökçek (Yeniden Milli Mücadele), Erdoğan vblerinin sağcı, ırkçı, ayrımcı çizgisinde yer almış bir ismi aklamak için ölçü olarak kullanılamaz. Hele hele Aleviler ve Alevi Kürtler hakkındaki ayrımcı ve şiddeti teşvik eden sözleri ortada dururken(1) bir daha söylesin diye o ve benzerlerine demokratlık adına platform sunulamaz.

Öteden beri sağcı olabilirsiniz yada kendinizin de bir göçmen olduğunu unutup yada hiç aklınızdan çıkmadığı için  "yeni gelenler"den kendinizi ayrıştırarak korunacağınız sanrısıyla Almanya'da AfD'ye oy vermeye kadar işi götürenlerden olabilirsiniz (Sizi bu yanlış yollardan döndüremediğimiz için bunun vebali elbette bize aittir.) Ancak içine düştüğünüz insandışılaşma, çürüme hâlini bize ideal diye sunamazsınız !

Bir soruyla bitirelim: Barış'ı konuşmaya çalışırken ve bunu çokça isterken, sağa sola çatıp "suni" cepheler örmek yerine, akılcı ve insani olan, uzun yıllardır ülke halkları üzerinde sistematik olarak uygulanan faşist demagoji ve "devlet terörü"nünü nasıl ortadan kaldırırız sorusunu gündeme getirmek değil midir?


 
 
 

Yorumlar


The Science & 

Mathematics University

© 2023 by Scientist Personal. Proudly created with Wix.com

  • Facebook Clean Grey
  • Twitter Clean Grey
  • LinkedIn Clean Grey
bottom of page