top of page

Trump rejimi yeni hegemonik tasarılar peşinde Aykan Sever

  • 25 Oca
  • 2 dakikada okunur

Trump rejimi yeni hegemonik tasarılar peşinde

Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecinin paralelinde gündeme gelen post-modern karakterli yeniden paylaşım savaşı (3. Dünya Savaşı) Trump rejiminin yeni hamleleriyle derinleşiyor, büyüyor. Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun kaçırılması bütün dünyaya karşı ABD'nin yapabileceklerini gösterme kapsamında bir şovdu. Sonrası ise Grönland salvosu ve  özellikle Davos'ta ilan edilen "Barış Kurulu" adımıyla pekiştirildi. "Barış Kurulu" bir tasarı olarak ABD açısından 3. Dünya Savaşı'nı yürütmenin yeni ittifak ve aracı olarak algılanmalı.

Trump son BM Genel Kurulu'nda dünyaya seslenmiş ve mevcut liderlerin ülkelerini iyi yönetemediği, onların yerine kendisinin bu işi daha iyi yapacağını söylemişti. "Barış Kurulu" diye bugün gündeme gelen yapının aslında esbabı mucibesi bu. Basına yansıdığı kadarıyla oluşumun tüzüğü son sözü Trump'ın söylediği ötekilerin kafa salladığı bir imparatorluk düzenini ön görüyor. Sürecin gelişimi Gazze'nin geleceği ile ilgili başlatılmış gibi gözükse de kesinlikle bununla sınırlı değil. Örneğin Arjantin ve Paraguay da davet edildiler. ABD, Birleşmiş Milletler'e alternatif (belki de NATO'ya da) kendi düzenini dünyaya dayatıyor. Üyeler malum Kurul'daki pozisyonlarını korumak için birer milyar dolar yatırarak işe başlamak zorundalar. Şimdiden başta TC, Azerbaycan, Ermenistan olmak üzere yakın coğrafyadaki bir çok ülke Trump'ın davetini öpüp başına koydu. Olan, haraç ödeyerek kurulan yeni bir mafya düzenidir.  Al Capone'un kıyafetleri, tanrısı Savaş olan Güç Dini'nin peygamberi Trump'ın üzerine cuk oturan bir cübbe görüntüsü veriyor.

Davos'ta yapılan toplantı, muhtemelen bazı ülke liderlerinin dile getirdiği çeşitli karşı çıkışlar ve hayret nidalarıyla gündeme gelen ayıkmalar (Mesela Kanada Başbakanı Carney) sonrası Trump için NATO'nun giderek daha fazla ayak bağına dönüştüğü türünden öteden beri var olan yargılarını pekiştirdi. Bu kapsamda ABD'nin daha önceden gündeme gelen ve yeni Monroe Doktrini diye adlandırılan Ulusal Güvenlik Stratejisi'yle de bağlantılı olarak NATO'dan kurtulmaya çalışma olasılığı var. Nitekim Trump, yalan da olsa "NATO'nun bütün masraflarını biz ödüyoruz" diye yine serzenişte bulundu. Bu "kurtulma" olasılığı tabii "Barış Kurulu" diye ifade edilen yeni ittifakın gelişim seyri ile de bağlantılı olacaktır.

Bu arada hala "uluslararası hukuk" gevişi getiren akademisyen, hukukçu, stratejist  türünden zevat ise Trump'ın fütursuzca hareket edemeyeceği gibi artık saflıktan bir hayli uzak saçma

iddiaları sürdürüyor; gözlerinin önünde dünyanın ne hale geldiğini dahi algılamak istemezken artık kabus kuyusuna dönüşmüş kanlı bir uykunun dehlizlerinde kayboluyorlar.

Trump faşizmi Amerikan halklarına saldırıyor

Trump faşizmi Amerika'da da gemi azıya almış durumda. Göçmenlerin varlığını bahane olarak kullanan rejim yukarıdan aşağıya faşist kadrolaşmayı yoğunlaştırdı. Sosyal yardım programlarına göz dikerek yoksulun kursağına da adeta elini daldırdı. Hafta sonu Minneapolis başta olmak üzere ülkenin çeşitli kentlerinde rejim karşıtı protestolar olurken SS kıtalarına dönüşen polis bir genci daha katletti. Halkın tepkisi yoğun, şiddetli soğuklara rağmen gösterilerin giderek artması bekleniyor.

Trump rejimi değerlendirirken özellikle Amerika'da olanlara bakmaktan kaçınan ve liberal rolü kesen çeşitli kesimler Amerikan yönetiminin yaptıklarını (örneğin Suriye'ye yansımalarını) bir anomali olarak değerlendiriyor. Halbuki yapılanlar ve yaşatılanlar, ABD kapitalizminin ihtiyaçlarının Trump rejimince kotarılan politik tercümesidir. Başta Elon Musk olmak (Dünya sıralamasındaki ilk 4 milyarder geçen yıl toplamda 288 milyar dolar zenginliklerine eklediler.) üzere sermaye kesimleri keselerini bol bol dolduruyor. Günümüzde kapitalizmin, emperyalizmin, faşizmin her türüne karşı tavizsiz bir tarzda birleşik mücadele verilmediği takdirde 3. Dünya Savaşı'nın zehirli atmosferi hepimizi boğmaya ve köleleştirmeye adaydır. Bütün bunlara karşı milliyetçiliğin bir sığınak olacağını düşünenlerse er geç kendi yanılgılarıyla yüzleşmek zorunda kalacaklardır.

 
 
 

Yorumlar


The Science & 

Mathematics University

© 2023 by Scientist Personal. Proudly created with Wix.com

  • Facebook Clean Grey
  • Twitter Clean Grey
  • LinkedIn Clean Grey
bottom of page