Ermenistan'da Seçim Kargaşası- Gevorg Galtakyan--Aykan Sever
- 23 May
- 3 dakikada okunur

Ermenistan'da 7 Haziran'da yapılacak seçimler ülkenin geleceğini tayinde önemli bir eşik olacak. İktidardaki Nikol Paşinyan ve yanlıları Ermenistan’ı Batı blokunda görmek istiyorlar muhalefet ise Rusya ile ittifakını sürdürme yanlısı. Bu vaziyet doğal olarak dünyadaki farklı güç merkezlerinin ilgisini çekiyor ve onları da çeşitli biçimlerde Ermenistan’daki çekişmelere dahil ediyor. Bunun nedeni kabaca ifade edersek Ermenistan’ın Rusya-NATO geriliminin kritik coğrafyalarından biri olması. Ancak asıl sorun ve sürecin olumsuz biçimlerde yoğunlaştığı yan Ermenistan toplumunun giderek çözülüyor ve bir tür çürüme sürecine giriyor oluşu. (1)
Dünyanın genelinde seyreden çatışmalı hal nedeniyle jeopolitik gerginlik arttıkça artık “aynı zamanda birkaç sandalyeye oturma” politikası Ermenistan için geçerliliğini yitirdi. Avrasya Ekonomik Topluluğu’nun (AET) 28 Mayıs tarihindeki zirvesine Paşinyan’ın gitmemesi, dahası Rusya yönetimi tarafından en hafifinden saygısızlık olarak değerlendirildi. Rusya yönetiminden gelen açıklamalara göre bu zirve ve önümüzdeki seçimler Ermenistan ile ilişkilerinde bir dönüm noktası olabilir. Paşinyan’ın son açıklamaları da AET’den ayrılmanın Yerevan’ın gündeminde olduğunu gösterir yönde. Bunun nedenlerinden biri de Rusya’nın açık bir şekilde Ermenistan muhalefetini ve bilhassa Samvel Karapetyan’ı destekliyor oluşu. Nikol Paşinyan da Türkiye, Azerbaycan, Avrupa ve ABD tarafından destekleniyor.
Seçim kampanyasına katılan partiler ve ittifaklar birbirlerine ajan muamelesi yapıyorlar. Bu yazıda kısaca olan biteni size aktarmaya çalışacağız.
Nikol Paşinyan’ın Türk ajanı olmasına dönük iddialar: Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ın iktidar olduğu süreçte attığı adımlar veya yapmadıkları neticesinde, Azerbaycan silah gücüyle Ermeni kontrolünde olan Dağlık Karabağ’ı ve ek yedi bölgeyi ele geçirdi ve orada yaşayan Ermenileri tehcir etti. Bunun yanı sıra Aliyev hanedanlığı yaklaşık 200 kilometrekare Ermenistan Cumhuriyeti topraklarına dahil olan bazı bölgeleri işgal etti. Paşinyan’ın birebir Türkiye MİT veya Azerbaycan DTX ile çalışmasına dair somut bilgi olmamasına rağmen Ermenistan’daki muhalefetin söyleminde uzun zamandır “Ördek kanunu” kullanılıyor. Yani “Bir şey ördek gibi görünüyorsa, ördek gibi yüzüyorsa ve ördek gibi vaklıyorsa, büyük ihtimalle ördektir.” mantığı ile hareket ediyorlar.
Binlerce Ermeninin hayatını kaybettiği 2020 Eylül’de başlayan 44 günlük Karabağ Savaşı’ndan sadece dört sene sonra Paşinyan-Erdoğan görüşmesinde Paşinyan’ın, Anadolu Ajansı’nın paylaştığı ikonik fotoğrafta, Erdoğan’ın kitabını alıp sırıtarak poz vermesi gerçekten Paşinyan’ın Türk ajanı olmasa da Türkiye‘deki rejim ve onun tepesindeki diktatörden memnun olduğunu göstermesi açısından önemli.
Samvel Karapetyan’ın Rus ajanı olduğuna dair iddialar: “The Insider” sitesinin yayınladığı makaleye göre 1999’da Karapetyan’ın Kaluga’da yaptığı pasaport başvurusunda dosyasında yer alan “ИЦ 1706 ФСБ 2006” notunun, kişinin Rusya Federal Güvenlik Servisi (FGS) ile bağlantılı olduğunu ve kontrol gerektiğinde önce FGS’e danışılmasının zorunlu olmasını gösterdiği ortaya çıktı. Ermenistanlı gazetecilerin Rusya güvenlik servisiyle bağlantılı olup olmadığına dair sorusuna Karapetyan gülerek yanıt veriyor ve diyor ki asıl Paşinyan onlarla ilintili. Burada ise “Ördek kanunu” yerine belgeler ve makul düşünce ile hareket edersek malumdur ki Rusya'da milyarder olup da güvenlik servisiyle irtibatı olmamak hemen hemen imkansızdır. Dahası hiç kimsenin şüphesi olmasın ki FGS de Sovyetler Birliği KGB’sinin “en klasik yöntemlerini” koruyor.
Diğer küçük oyuncularla da bağlantılı bu tür iddialar mevcut. Burada doğal olarak bir soru karşımıza çıkıyor acaba Ermenistan politik yelpazesinde Yerevan’ın çıkarlarını düşünen ve onun için çalışanlar var mı? Ne yazık ki gerçekçi olmak lazım büyük güçler yani “filler” kavga ederken Ermenistan’ın tek kurtuluşu yeniden dengeleme politikasına dönüp jeo-politik aktörlerin anlaşmazlıklar üzerinden değil ortak bir gelecek için uğraşmasıdır. Ancak başta da söylediğimiz gibi bunun da artık olanakları var mı bir hayli şüpheli.
Ermenistan demokrasisi nereye gidiyor?
Ermenistan'da gerçek anlamda demokrasinin yakın zamanda demokrasinin tadına bakıldığı süreç gerçekte Kadife Devrim periyodundan ibaret denilebilir. Şimdilerde bölgeyle ilgili bütün uluslararası güçlerin içinde olduğu, karşılıklı olarak ajan, vatan haini, seni geberteceğim gibi sözlerin havada uçuştuğu bir süreçten geçiyoruz. Her gün polis operasyonlarının yapıldığı birilerini yaka paça vatan haini suçlamalarıyla gözaltına alındığı, karşılıklı ölüm tehditlerinin savrulduğu, muhalefet liderinin ev hapsinde tutulduğu, kiminlerinin intihar ettiği bir ortamdan bahsediyoruz. Böyle bir atmosferde gerçekten sağlıklı bir seçim olabilir mi?
Ancak bu sorunlar sadece Ermenistan’a has değil. Giderek dünya çapında temsili demokrasinin öldüğü ve en genelde neo-faşist diye adlandırabileceğimiz çeşitli otoriter yönetim tarzlarının bunun yerini aldığı bir zaman diliminden geçiyoruz. Burada temel problem egemen sağ politik anlayışın politikayı bir meslek ve dahil oldukları oligarşik elitin başkaları üzerindeki hükmetme sanatı olarak değerlendirmeleri. Bu kısmen sola da sirayet etmiş sağcılığın alameti farikası olarak görülmeli. Bugünün dünyasında insanlığı bir bütün olarak politikleştirmeye ve kendi hayatını öznesi haline getirmeyi asıl mesele olarak görmeyen her tür anlayış en nihayetinde bugün Trump’ta billurlaşan egemen aklın sınırları dahilinde debelenmekten öteye gidemeyecektir.
Tekrar Ermenistan’a dönecek olursak burada da maalesef politikaya hakim olan egemen akıl halkları nesneleştiren tarzda; bu yüzden seçimlere katılım düşük olduğu gibi gündelik hayatta hak hukuk arama adına örgütlenmeler yok. Bunun önündeki en büyük engel ülkeye hakim olan oligarşi. Bu yüzden mevcut hukuk problemli dahi işlemiyor, Başbakanlık merkezli bir idare söz konusu. Bunu aşabilmek oligarşi ve onun Paşinyan dahil siyasetteki ve basındaki yardakçıları öncelikle tasfiye edilmek zorunda. Bu da mücadele ile ancak elde edilebilecek ve gerçekleşebilecek bir şey…




Yorumlar