top of page

Cevdet Yılmaz ile Nikol Paşinyan Görüşmesi: Tarihi Ani Köprüsü- Gevorg Galtakyan-Aykan Sever

  • 4 May
  • 2 dakikada okunur

4 Mayıs 2026 tarihinde Yerevan/Ermenistan’da Avrupa Siyasi Topluluğu’nun  8. zirvesi başladı. Bu toplantı, Ermenistan’ın 2016 Nisan’ında yaşanan “Dört Günlük” Azerbaycan saldırısıyla mevcut paylaşım savaşının sahalarından birine dönüştüğü süreci yeni bir etaba taşımaya aday. Bu konuyu ilerleyen süreçte  ele alacağız. Bu yazıyı Türkiye'nin Ermenistan'a dönük politikalarıyla sınırlıyoruz.

Erivan'daki zirveye Erdoğan da davet edilmişti. Ancak o jeo-politik çekincelerin yanı sıra Paşinyan yönetimini muhatap olarak değil, kendi kurguladığı dünyada parya pozisyonunda gördüğü için kendisi gitmek yerine yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı gönderdi. Yılmaz burada Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’la görüştü.

Türkiye-Ermenistan özel temsilcileri birkaç senedir Ermeni Bagratuniler Krallığı başkenti olan ama şu an Kars'ın sınırları dahilinde bulunan Orta Çağ tarihi Ani şehrinin Araz Nehri'ndeki yıkık köprüsünün restorasyonuyla ilgili istişareler yapmışlardı. Yılmazla Paşinyan’ın görüşmesinde bu köprünün ortak restorasyonu için anlaşma yapıldı.


Türkiye bu sembolik adımla sınır kapıları yerine 7 Haziran’da gerçekleşecek olan Ermenistan Parlamento seçimlerine Nikol Paşinyan’ın Toplum Sözleşmesi Partisi’ne destek verdiğini bir kez daha gösterdi.  Fransız Cumhurbaşkanı Macron da, malum, zirve esnasında Paşinyan’ın politikalarına açık bir destek ifade etti. Birkaç ay önce de T.C. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da açıkça Ermenistan’ın iç işlerine müdahale ederek Paşinyan’ı desteklediklerini ve onun politik istikametine önem verdiklerini söylemişti. Paşinyan’ın yönelimi Rusya’dan uzaklaşarak Batı’ya angaje olmak diye özetlenebilir. Ancak muhalif kesimler olayı bundan ibaret görmüyor. Yapılanları Ermeni kimliğini yok ederek geçici politik çıkarlar ve kendi iktidarını sağlama almak uğruna Azerbaycan ve Türkiye'ye taviz vermekten öte  bir şey olmadığını dile getiriyorlar.

Ermenistan’ın dış politikasında hem D. Karabağ konusunda hem de Ermeni Soykırımı meselesinde Türkiye'nin taleplerini yerine getiren (yani bunları tamamen unutup ikinci plana iten) Paşinyan hükümeti Türkiye-Ermenistan devlet sınırının açılıp ticaretten büyük paralar kazanacağı hayallerini satarken, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ise Ermenistan Cumhuriyeti toprakları aslında tarihi Azerbaycan topraklarıdır ve Batı Azerbaycandır demeye devam ediyor.


7 Haziran seçimlerini Paşinyan büyük olasılıkla kazanacak. Ancak anayasayı değiştirebilecek çoğunluğu elde edebilir mi, orası ayrı bir soru. Ayrıca seçimlere katılımın düşük seviyelerde olduğu ülkede yüzde 25 gibi bir azınlığı temsil ederek yapılacak köklü bir gelecek kurgulaması ne derece adil olur, bu da başka açmazlara işaret ediyor. Seçimlerde sonuç her ne olursa olsun, Güney Kafkasya’da jeo-stratejik gerilimler artacak. Malum olduğu üzere Rusya, Güney Kafkasya’da kendi jeo-politik etkisini kolay kolay kaybetmek istemez. Bu da halen Rus askerlerinin varlığını sürdürdüğü Ermenistan için mevcut sorunları daha karmaşık hale getirebilir.


Görüldüğü üzere Türkiye  ve Azerbaycan’ın yanı sıra Batılı güçler de Ermenistan iç siyasetine hevesle müdahale ediyorlar. Manipülatif yaklaşımlar ister istemez seçimlerin özgür bir ortamda cereyan ettiğine dönük kanaatin sorgulanmasına neden oluyor. Seçim sonuçlarının önemli bir dönüm noktası olacağı ise aşikâr; bu konuyu önümüzdeki yazılarda tartışmaya devam edeceğiz…


Bitirmeden yine kısa bir not: Son süreçte T.C. basını ve  Türkiye’den kimi eski diplomatlar adeta devletin teşrifatçıları gibi “makul Ermenistan”ı yaratmak için canhıraş didiniyorlar. Bu bakış açısı maalesef halklar arasında adil, eşit bir barışı öngörmediği gibi Türkiye'deki diktanın daha fazla meşruiyet ve güç kazanması politikalarının bir parçası olmaktan öte gitmiyor…

 
 
 

Yorumlar


The Science & 

Mathematics University

© 2023 by Scientist Personal. Proudly created with Wix.com

  • Facebook Clean Grey
  • Twitter Clean Grey
  • LinkedIn Clean Grey
bottom of page